BenimDilim.com Türkceyi Koruma ve Öğretme Sitesi

BenimDilim.com Türkceyi Koruma ve Öğretme Sitesi

Türkçeye ”Bye Bye” dememek için ”Hoşçakal” deyiniz!

Pazar
Ağu 17,2008

İstiare (eğretileme) nedir? İstiare örneği

Benzetmenin asıl unsuru olan benzeyen ve benzetilenden yalnızca biri kullanılarak yapılır.
a.)Açık İstiare:Bir varlığı kendi adıyla değil, herhangi bir bakımdan benzetildiği başka bir varlığın adıyla anmaya denir.
b.)Kapalı İstiare: Kendisine benzetilenin söylenmeyip, benzeyenin verilmesiyle yapılan eğretilemedir.

Örnek:Askerlerimiz kükreyerek siperlerden fırladılar.

—Bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor. (A.İ)
—Ay,altın ağaçlardan yere damlıyordu.(K.İ)
—Açtım avucumu altına tuttum.
—Ülkemizde üniversiteden mezun olmuş pek çok fidan artık iş de bulamıyor.(A.İ)
—Bahar gelince bir ağızdan şarkılar söyler kuşlar.(K.İ)
—Bugün gökten inciler yağıyordu.(A.İ)
—Galatasaray,Fenerbahçe kalesine gol yağdırdı.(K.İ)
—Genç adamın sözleri,kızın yüreğini yakıyordu.(K.İ)
—Sanat,hür bir ortamda boy atar.(K.İ)
—Kurban olam,kurban olam,
Beşikte yatan kuzuya.(A.İ)

Pazar
Ağu 17,2008

Mecaz Türleri - Teşbih (Benzetme) Nedir? Teşbih örneği
Sözü daha etkili duruma getirmek için aralarında ilgi bulunan iki unsurdan güçsüzü olanı güçlü olana benzetmektir.
Benzetmede dört unsur bulunur:

a)Benzenen
b)Benzetilen
c)Benzetme Yönü
d)Benzetme Edatı

Teşbih’in başlıca türleri şunlardır:

1- Ayrıntılı benzetme: Dört öğesi bulunan teşbihtir.

Altın gibi sapsarıydı başaklar.

2- Kısaltılmış benzetme: Benzetme yönü bulunmayan teşbihtir.

Başaklar altın gibiydi.

3- Pekiştirilmiş benzetme: Benzetme edatı bulunmayan teşbihtir.

Başaklar sapsarı bir altındı.

4- Yalın benzetme (tesbih-i beliğ): Benzetme edatı da benzetme yönü de bulunmayan teşbihtir.

Altın başaklar.
— Çocuk tilki gibi kurnaz biriydi.

—Minik yavrucak elma gibi kıpkırmızı yanaklarıyla gülücükler saçıyordu.
Benzeyen

—Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden
Toprağa diz vuruşu dağ gibi zeybeğin

—Binalar kale gibi olduğundan içeri
B.tilen B.nen B.E
girilemiyordu.
—Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
B.tilen B.yen

—Karısına yıllarca cehennem hayatı yaşattı.
B.tilen B.yen

—Muavin,yolculara: Pamuk eller cebe!
B.tilen B.yen

diye bağrıyordu.

Cuma
Ağu 8,2008

İletişim Dil ve Kültür - İletişim Sitemi

İletişim

Hiçbir bir şey yazmadan, okumadan ya da herhangi bir şey yapmadan bir süre

bekleyiniz. Bu hâle ne kadar katlanabilirsiniz?

Kuşkusuz sosyal bir çevre içerisinde yaşayan insan çevresindeki varlıklarla iletişim

kurmak zorundadır.İnsan çevresindekilerle konuşmak, onlardan bir bilgi almak, bilgi

vermek ihtiyaç duyar ve bunun için de iletişim kurar.

Peki iletişim nedir?

Duygu, düşünce ve isteklerin yaz›, konuşma ve görsel- işitsel araçlarla iletilmesine

iletişim denir.

İletişim, ilk çağlardan günümüze gelinceye kadar pek çok aşlamalardan geçmiştir.

ilkel insanlar birtakım sesler ç›kararak, işaretleşerek iletişim kurmuşlardır. Hatta ilkel

kabilelerin ateşle yakarak, duman çıkartarak kendi aralarında iletişim kurduklar› bilinir.

Günümüzde ise trafik işaretleri ile parti, dernek vakıfların vb. kullandıkları flama,

amblem, sembol gibi işaretler birer iletişim aracıdır. Ancak bu araçlar sınırlı sayıdaki

bireyler arasında iletişim sağlar. Radyo, televizyon telefon, faks, gazete, dergi vb.

araçlar›n hepsi birer iletişim aracıdır.

Ancak iletişimin en güçlü olanı dil ile yapılanıdır. Dille gerçekleştirilen iletişim

resim, şekil, işaret ve vücut diliyle yapılan iletişimden daha güçlüdür. Bu bakımdan

duygu, düşünce ve istekler dil ile aktar›l›r. iletişimin kurulmasında dört temel öğe kullanı

Duygu, düşünce ve isteğin aktarılmasında sözü söyleyen kişi kaynak, söylenen

bir söz (mesaj, ileti), iletilen sözü alan al›c› ve bir de iletişimin yapıldığı iletişim aracı

(ortamı) vardır.

Bu kaynak, alıcı, ileti ve iletişim aracı (ortamdan) oluşan düzeneğe iletişim sistemi

ya da bağlam adı verilir.

Dil Bilgisi ve Bölümleri Nelerdir?

Cuma
Ağu 8,2008

Dil Bilgisi ve Bölümleri Nelerdir?

Dil, bilimsel yöntemle incelenir. Dilin doğuşunu, gelişimini, seslerini, sözcük
yapılarını sözcüklerin anlamını sözcük köklerini ve cümle kuruluşunu inceleyen ve
bunları kurallara bağlayan bilim dalına dil bilgisi (gramer) denir.
Dil bilgisi şu bölümlere ayrılır:
a. Ses bilgisi (Fonetik)

b. Biçim bilgisi (Morfoloji)

c. Köken bilim (Etimoloji)

d. Anlam bilim (Semantik)

e. Cümle bilgisi (Sentaks)

Cümle bilgisi (Sentaks) Nedir?

Cuma
Ağu 8,2008

Cümle bilgisi (Sentaks) Nedir?

Sözcüklerin birbiriyle olan iliflkilerini, cümledeki görevlerini ve durumunu inceleyen bilim dalına cümle bilgisi denir.

Anlam bilim (Semantik) Nedir?

Cuma
Ağu 8,2008

Anlam bilim (Semantik) Nedir?

Sözcükleri anlam yönüyle inceleyen bilim dalına anlam
bilim denir.

Köken bilim (Etimoloji) Nedir?

Cuma
Ağu 8,2008

Köken bilim (Etimoloji) Nedir?

Dildeki sözcükleri köken (çıkış) bakımından inceleyen
bilim dalına köken bilim denir.

Biçim bilgisi (Morfoloji) Nedir?

Cuma
Ağu 8,2008

Biçim bilgisi (Morfoloji) Nedir?

Sözcükleri biçim yönünden inceleyerek, kök ve eklerin
yapısını belirleyen bilim dalına biçim bilgisi denir.

Pazartesi
Mar 24,2008

Azra Erhat Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Çocuk Kitapları
Yazar. 1915′te İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Belçika’da
(Brüksel) yaptı. Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ni bitirdi. Aynı
Fakültenin Klasik Filoloji bölümüne asistan olarak girdi; daha sonra
doçentliğe yükseldi. Siyasal nedenlerden dolayı üniversiteden ayrılıp
İstanbul’da bazı gazetelerde yazılar yazdı; Milletlerarası Çalışma Bürosu’nda
kütüphaneci olarak çalıştı. 6.9.1982′de İstanbul’da öldü.
Erhat, eski Yunan edebiyatından yaptığı çevirileriyle tanındı. Daha
sonra, deneme türünde yapıtlar verdi. İnsancıl (hümanist) bir görüşe sahip
olan yazar, denemelerinde, Anadolu’daki eski kültürel değerlere sahip çıkar;
eski Anadolu uygarlıklanyla çağdaş kültürümüz arasında bir bağlantı kurma
çabasıyla, toplumsal sorunlarımızı işlemeye çalışır. Bu çabalarında, büyük
ölçüde Hali kamaş Bahkçısı’ndan etkilendiği görülür.

Kitapları:
Deneme: Mavi Anadolu (1960), Mavi Yolculuk (1962), İşte İnsan-Ecce
Homo (1969), Sevgi Yönetimi (1978)
Dil: Mitoloji Sözlüğü (1972)
Anı: Mektuplarıyla Halikarnas Balıkçısı (1976), En Hakiki Mürşit
(1996)
Çocuk Kitapları: Trova Masalları (1981)
Ayrıca Sophokles, Aristophanes Platon’un birçok yapıtlarını dilimize
çevirmiş; A. Kadir’ie çevirdiği “İlyada”nın birinci cildi Habip Edip Törehan
Bilim Ödülü’nü (1959); üçüncü cildiyle de 1961 TDK Çeviri Ödülü’nü
almıştır.

Pazartesi
Mar 24,2008

Abdullah Rıza Ergüven Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - İncelemeleri - Romanları

Şair ve yazar. 1925′te Avanos’ta doğdu. İlk ve ortaokulu Avanos’ta,
liseyi Yozgat’ta okudu. Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat
Fakültesi’nde tamamladı. Kısa süre öğretmenlik yaptıktan sonra, Basın Yayın
ve Turizm Bakanlığı Haberler Dairesi’nde çalıştı. 1968′te İsveç’e gitti. Orada
İsveç dili ve edebiyatı öğrenimi gördü. Stockholm Üniversitesi’nde Türkçe
üzerine dersler verdi.

Ergüven’in ilk şiirleri, Yedigün dergisinde (1940-45) yayınlandı. Bu
şiirlerde, daha çok gençlik ve bireysel duyguların işlendiği görülür. Sonraki
şiirlerinde ise evrensel ve felsefi konular ağır basar. Yalın ve duru bir anlatım
özelliğine sahiptir.
Kitapları:
Şiin Yalnızlar (1958), Seviden Yana (1963), Güneşe Açılmak (1978),
Burdan Öte (1981), Kırmızı Horoz (1981), Toprak ve İnsan (1982)
Roman: Yarınları Beklerken (1982)
İnceleme: Halk Edebiyatı (1982), Yunus Emre (1982), Sanat ve
Erotizm (1988), Evrenbilim ve Tanrı Kavramı (1991)