2008 Mart

Azra Erhat Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Çocuk Kitapları

Azra Erhat Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Çocuk Kitapları
Yazar. 1915′te İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Belçika’da
(Brüksel) yaptı. Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ni bitirdi. Aynı
Fakültenin Klasik Filoloji bölümüne asistan olarak girdi; daha sonra
doçentliğe yükseldi. Siyasal nedenlerden dolayı üniversiteden ayrılıp
İstanbul’da bazı gazetelerde yazılar yazdı; Milletlerarası Çalışma Bürosu’nda
kütüphaneci olarak çalıştı. 6.9.1982′de İstanbul’da öldü.
Erhat, eski Yunan edebiyatından yaptığı çevirileriyle tanındı. Daha
sonra, deneme türünde yapıtlar verdi. İnsancıl (hümanist) bir görüşe sahip
olan yazar, denemelerinde, Anadolu’daki eski kültürel değerlere sahip çıkar;
eski Anadolu uygarlıklanyla çağdaş kültürümüz arasında bir bağlantı kurma
çabasıyla, toplumsal sorunlarımızı işlemeye çalışır. Bu çabalarında, büyük
ölçüde Hali kamaş Bahkçısı’ndan etkilendiği görülür.

Kitapları:
Deneme: Mavi Anadolu (1960), Mavi Yolculuk (1962), İşte İnsan-Ecce
Homo (1969), Sevgi Yönetimi (1978)
Dil: Mitoloji Sözlüğü (1972)
Anı: Mektuplarıyla Halikarnas Balıkçısı (1976), En Hakiki Mürşit
(1996)
Çocuk Kitapları: Trova Masalları (1981)
Ayrıca Sophokles, Aristophanes Platon’un birçok yapıtlarını dilimize
çevirmiş; A. Kadir’ie çevirdiği “İlyada”nın birinci cildi Habip Edip Törehan
Bilim Ödülü’nü (1959); üçüncü cildiyle de 1961 TDK Çeviri Ödülü’nü
almıştır.

Abdullah Rıza Ergüven Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - İncelemeleri - Romanları

Abdullah Rıza Ergüven Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - İncelemeleri - Romanları

Şair ve yazar. 1925′te Avanos’ta doğdu. İlk ve ortaokulu Avanos’ta,
liseyi Yozgat’ta okudu. Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat
Fakültesi’nde tamamladı. Kısa süre öğretmenlik yaptıktan sonra, Basın Yayın
ve Turizm Bakanlığı Haberler Dairesi’nde çalıştı. 1968′te İsveç’e gitti. Orada
İsveç dili ve edebiyatı öğrenimi gördü. Stockholm Üniversitesi’nde Türkçe
üzerine dersler verdi.

Ergüven’in ilk şiirleri, Yedigün dergisinde (1940-45) yayınlandı. Bu
şiirlerde, daha çok gençlik ve bireysel duyguların işlendiği görülür. Sonraki
şiirlerinde ise evrensel ve felsefi konular ağır basar. Yalın ve duru bir anlatım
özelliğine sahiptir.
Kitapları:
Şiin Yalnızlar (1958), Seviden Yana (1963), Güneşe Açılmak (1978),
Burdan Öte (1981), Kırmızı Horoz (1981), Toprak ve İnsan (1982)
Roman: Yarınları Beklerken (1982)
İnceleme: Halk Edebiyatı (1982), Yunus Emre (1982), Sanat ve
Erotizm (1988), Evrenbilim ve Tanrı Kavramı (1991)

Abbas Cılga - Eserleri - Edebi Kişiliği - Kitapları - Masalları - Öyküleri - Romanları

Abbas Cılga - Eserleri - Edebi Kişiliği - Kitapları - Masalları - Öyküleri - Romanları

Yazar. 1935″tc Kangal’da doğdu. Yıldızeli Pamukpınar Köy
Enstitüsü’nde ve İstanbul Eğitim Enstitüsü’nde okudu. Öğretmenlik,
ilköğretim müfettişliği görevlerinde bulundu. Son görevi olan İst. Erenköy
Kız Lisesi öğretmenliğinden emekli oldu. Temmuz 1996′da İstanbul’da öldü.
Cılga, çocuklar için yazdığı kitaplarla tanındı. Bu konuda
çalışmalarıyla, çocuk edebiyatımıza büyük katkılarda bulundu. 1973 Arkın
Çocuk Edebiyatı Ödülü, T.Ticaret Bankası Çocuk Oyunları Ödülü, Kültür
Bakanlığı Çocuk Edebiyatı Ödülü vb. gibi ödüller aldı.

Kitapları:
Masal: Kedi Kavgası (1,970), Yusufçuk (manzum, 1974)
Hikâye: Dedemin Öyküleri (1980), Atmacalar Ağladı (1980), Küçük
Gezgin (1986)
Roman: Yaramazlar Kuyusu 11975), Müjdeci Hüsnü (1976), Kim
Sevmez Uğur Böceklerini (1977), Tomcik ile Bilek (1979). Sıpanın Dört
Yıllığı (1991)

Ataol Behramoğlu Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Kitapları - Şiirleri

Ataol Behramoğlu Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Kitapları - Şiirleri

ataol behramoğlu resmi

Şair. 1942′de Çatalca’da doğdu. İlkokulu Kars’ta, orta ve liseyi
Çankırı’da bitirdi. Yüksek öğrenimini Ankara Dil ve Tarih - Coğrafya
Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Çevirmenlik, dramaturgluk
yaptı. 1980′den sonra bir süre Fransa’da kaldı. Şimdi İstanbul’da,
Türkiye Yazarlar Sendikası başkanıdır.
Behramoğlu, ilk sütlerini Çankırı’da lise öğrencisiyken yazmaya
(Ataol Gürsu imzasıyla) başladı; Varlık. Yelken. Devinim vb. dergilerde
yayınladığı şiirlerle tanındı. 1965′ten sonra, soyut ve imgeci şiirden
uzaklaştı; toplumcu şiire yöneldi.

Kitapları:
Bir Ermeni General (1965), Bir Gün Mutlaka (1970), Yolculuk. Özlem,
Cesaret ve Kavga Şiirleri (1974), Ne Yağmur Ne Şiirler (1976), Kuşatmada
(1979). Dörtlükler (1980), Şiirler (Seçmeler, 1983). Türkiye Üzgün. Yurdum,
Güzel Yurdum (1985). Kızıma Mektuplar (1985), Yaşayan Bir Şiir (1986),
Eski Nisan (1987), Nazım’a Bir Güz Çelengi (1990), Mustafa Suphi Destanı
(1990)

ARADA

Güz güneşi benzeşiyor bahar güneşiyle
Biri kışa girerken biri kıştan çıkarken
Biri yeni bir aşk öncesinde bir kederden sonra
Biri biten bir aşktan sonra kedere girerken

AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

PARİS ŞİİRLERİ -4

Arıyordum özgürlüğe giden yolu
İnsan yüzlerinde değil gökyüzünde
Arıyordum küçük beyaz bir bulutu
Boğularak uyandığım o saatte
Beni avutan o küçük bulut muydu

Bir aşk bile yoktu yıkan ve onaran
Bir aşk pırıl pırıl yağmur sularından
Paylaştığım bir şey yoktu bu şehirde
Şiirin bittiği yerde başlayan ne
Çocukluğum muydu içimde sızlayan

Ve hayatın artık geçip gittiğini
Anlıyordum derin akan sular gibi
Kopmuş köklerimden çarparken rüzgarda
Gece bir uçurum gibi başlayınca
Boğuntulardan çıkardım bu şiiride

Kimse yok Akdeniz ağlıyor sadece
Garip ve yitik bir sonbahar gününde
Anlamların hızı biçimi aşarken
Ağlamaz kendi uçurumuna düşen
Boğulan kendinin labirentlerinde

Ahmet Hamdi Akseki Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği

Ahmet Hamdi Akseki Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği

3. Diyanet İşleri Başkanı. 1887-1951. Akseki, Güzelsu’da doğdu. Babası Mahmud Efendi, annesi Hatice Hanım. Kuran’ı babasından öğrendi, medresede okudu. Ödemiş’teki din ilimleri tahsilini İstanbul’da sürdürdü. Darülfünun Ulumi aliyei Diniye’yi, Darülhilafetil Aliye’yi, Medresetül Mütehassıs’ı bitirdi. Dersiam oldu. Sebilürreşad’a yazdı. Muallimlik, medrese hocalığı yaptı. Balkan savaşı öncesi Bulgaristan’a gitti, mektuplar yazdı.

Milli mücadelede Ankara’dadır. 1923′de Darülhilafe’leri ıslah etti. Atatürk’ün övgüsüne mazhar oldu. İÜ İlahiyat Fakültesi hadis müderrisi ve Diyanet azası, Rıfat hocanın yardımcısı idi.

1947′de Diyanet İşleri Başkanı oldu. 9 Ocak 1951′de vefat etti.

Eserleri:

-Dini Dersler

-İslam Dini Fıtridir

-Ahlak Dersleri

-Askere Din Dersleri

-Köylüye Din Dersleri

-Velasri Suresinin Tefsiri

-Peygamberimiz Hz.Muhammed ve Müslümanlık

-Peygamberimizin Vecizeleri

-Yeni Hutbelerim

-İslam Dini

-İslam fıtri, tabii ve umumi bir dindir

-İmam Gazali’nin Ruh Nazariyesi

-İman ve İrade Kudreti

-Tacularus Tercümesi

-İslamda ahlakın mahiyeti

-Medeni Dünyanın Dine Dönüşü

-İradei Cüziyye

-Akaidi islamiye

-İbni Sina Felsefesi

Aka Gündüz Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Kitapları

Aka Gündüz Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Kitapları

Yazar. 1886′da Selanik’te doğdu. Asıl adı Enis Avnı’dir. İlköğrenimini
Serez ve Selanik’te, ortaöğrenimini Galatasaray Sultanisi’yle (lisesi). Kuleli
Askeri İdadisinde (lisesinde) yaptı. Hastalığı nedeniyle Harbiye’den ayrıldı;
Paris’e giderek hukuk ve güzel sanatlar öğrenimi gördü. İstanbul’a dönünce
AMülhamit yönetimince Selânik’e sürgüne gönderildi. 1908′de gönüllü olarak
Hareket Ordusu’na katıldı. İstanbul’a geldi. Meşrutiyet “ten sonra, bir yıl kadar
Adana Meclis-i İdare Başkâtipliği görevinde bulundu. Daha sonra, istifa ederek
ga^tecîliğe başladı. İstanbul’un işgalinde (1919) Malta ya sürgün edilenler
arasındaydı. Sürgünden sonra yazarlığını sürdürdü. Uzun yıllar (1932-46)
Ankara milletvekilliğinde bulundu. 7 Kasım 1958″de Ankara’da öldü.
Akagündüz’ün yazar olarak tanınması. Selanik’te yayınlana (1911) Genç
Kalemler dergisine katılmasıyla başlar. Daha sonra Adana, İstanbul, İzmir ve
Ankara’da yayınlanan pek çok gazete ve dergilerde çeşitli imzalarla (takma
adlarla) yazılar yazmış, döneminin sevilen bir yazan olmuştur. Gazete ve dergi
yazılan dışında şiirler, hikâyeler, romanlar ve oyunlar yazmıştır. Günümüze
kalan daha çok hikâye ve romancılığıdır. Sade, sıcak, yalın bir dille yazdığı
duygusal romanları, günümüzde de okunacak niteliktedir. Bunlardan birçoğu
filme de alınmıştır.

Kitapları:
Roman: Kurbağacık (1919), Dikmen Yıldızı (1927), Odun Kokusu
(1928), Hicran (1928), Tank-Tango (1928), İki Süngü Arasında (1929),
Çapkın Kız (1930), Aysel (1932), Ben Öldürmedim (1933), Onların Romanı
(1933), Kokain (1935), Üvey Ana (1935), Üç Kızın Hikâyesi (1933), Aşkın
Temizi (1937), Çapraz Delikanlı (1938), Zekeriya Sofrası (1938), Mezar
Kazıcdan (1939), Giderayak (1939), Yayla Kızı (1940), Bebek (1941), Bir
Şoförün Gizli Defleri (1943), Eğer Aşk (1946), Sansaros (1946), Bir Kızın
masalı (1946)
Hikâye: Türk’ün Kitabı (1913), Türk Kalbi (1913), Hayattan Hikâyeler
(1938), Bu Toprağın Kızları (1935)

Ahmet Yesevi Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Şiirleri

Ahmet Yesevi Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Şiirleri

Doğum tarihi bilinmiyor. İbrahim adlı bir şeyhin oğludur. Yedi yaşında iken
babası ölünce, ablasıyla birlikte Yesi kentine yerleştiler. İlköğrenimini orada
yaptı. Daha sonra Buhara’ya gelerek, ünlü bilgin ve mutasavvıf Şeyh Hemedanfden
ders aldı. Daha sonra, hocasının benimsediği tasavvuf düşüncesine
bağlandı; onunla birlikte birçok yerler gezdi. Hocasının ölümü üzerine Yesi
kentine döndü; şeyhinin yerini aldı. Ölünceye kadar tasavvuf düşüncesini
yaymayı sürdürdü. (Ölümü: 1166)
Ahmet Yesevî, bir halk şairidir. Müslümanlığı yeni benimsemiş Türkler
arasında tasavvufu yaymak için hece ölçüsüyle “Hikmet” adı verilen şiirler
yazmıştır. Bu “şiirler, sanatsal bir amaçla değil, propaganda amacıyla
yazılmışlardır. İki belirgin özellik taşırlar: Öz açısından tasavvufa, biçim
açısından Türk halk edebiyatına yaslanırlar. Bu nedenle (….) kuru ve didaktik
bir görünümdedirler. Ama Hikmetler, Türkistan’dan Volga boylarına ve Anadolu’ya
kadar geniş bir alanı etkileyecek, izleyiciler bulacak, Anadolu’da
Yunus Emre’den başlayarak yeni ve bambaşka bir şiirin doğmasına yol
açacaktır.” (A. Özkınmlı)

Ahmet Yesevî’nin şiirleri, “Divan-ı Hikmet” adlı bir yazma kitapta toplanmıştır.

Ahmet Hikmet Müftüoğlu Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Kitapları

Ahmet Hikmet Müftüoğlu Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Kitapları

Yazar, hikayeci. 3 Haziran 1870″te İstanbul’da doğdu. Mekteb-î
Sultani’yî (şimdiki Galatasaray Lisesi) bitirdikten sonra Hariciye Nezareti’nde
(Dışişleri Bakanlığı) görev aldı. Değişik kentlerde (Marsilya, Pire vb.) konsolos
kâtipliği, konsolosluk yaptı. Hariciye müsteşarı iken asıl mesleğinden
ayrıldı. Mekteb-i Sultani’de. Darülfünun’da (şimdiki İst. Üniversitesi) edebiyat
dersleri verdi. Cumhuriyet’ten sonra yeniden Hariciye’de görev aldı; müdürlük
ve müsteşarlık yaptı. Son görevi Anadolu Bağdat demiryolları idare meclisi
üyeliğidir. 19 Mayıs 1927′de İstanbul’da öldü. Maçka, Taşlık (Şeyhler)
mezarlığına gömüldü.
Ahmet Hikmet, 1896′da Servet-i Fünun dergisinde yayınladığı bir
hikâye ile Servet-i Fünun topluluğuna katıldı. Ne var ki, işlediği konular,
zevk, dil ve anlatım yönlerinden topluluktan ayrı bir özellik taşır. Servet-i
Fünuncular; kozmopolit ve alafranga konuları işlerken, o yerli konulan ele
aldı. Topluluğun özentili, süslü, anlatımlarına karşılık, o sade bir dille yazmaya
çalıştı. Batı taklitçiliğine karşı Türklük ülküsünü savundu. Konulan eski
Türk yaşamından, Anadolu insanlarından seçerek ulusal bir edebiyatın
doğmasına yardımcı oldu. Özellikle Türkçenin sadeieşmesindeki hizmeti
büyüktür.

Kitapları:
Leylâ-yahut-Bir Mecnunun İntikamı (1890), Hâristan ve Gülistan
(1901), Çağlayanlar (1922), Gönül Hanım (roman, Tasvir-i Efkâr gazetesinde
tefrika edildi: 1920)

Abdülhak Adnan Adıvar Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Kitapları

Abdülhak Adnan Adıvar Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Kitapları

Yazar. 188l’de Gelibolu’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da
yaptı. Berlin (Almanya) Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Zürih’te (İsviçre) uzmanlık
eğitimi gördü. Meşrutiyetin ilanından sonra (1908) yurda dönerek İst. Tıp
Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Binbaşı rütbesiyle
Hilâliahmer (Kızılay) müfettişi olarak Trablusgarp ve Birinci Dünya
savaşlanna katıldı. Son olarak Osmanlı Mebusan Meclisi’nde mebus (milletvekili)
olarak görev aldı. İstanbul’un işgalinden sonra, eşi Halide Edip’le Anadolu’ya geçerek Kurtuluş Savaşı’na katıldı. Birinci Büyük Millet Meclisi’nce Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’na getirildi.

Bir yıl kadar içişleri Bakanlığı yaptı. Büyük Millet Meclisi ikinci başkanlığı görevinde
bulundu. 1924′te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kuruluşuna katılınca
gözden düştü. Eşi Halide Edip’in tedavisi dolayısıyla İngiltere’de bulunduğu
sırada (1926) izmir’deki “Atatürk’e suikast” olayından yokluğunda (gıyabında)
yargılanınca (sonra aklandıysa da) Atatürk’ün ölümüne dek yurda dönmedi.
İngiltere’de bulunduğu yıllarda (1926-39). ünlü İngiliz ansiklopedisi
“Encyelopaedia Britannica”nın yazı kurulunda çalıştı; ansiklopediye
Türkiye’nin yeniçağ tarihini yazdı. Ayrıca Paris’te “Yaşayan Doğu Dilleri
Okul’”nda okutmanlık yaptı. Yurda dönüşünde M. Eğitim Bakanlığı’ntn
çıkardığı “islam Ansiklopedisinin yazı kurulu başkanlığına getirildi. Yeniden
milletvekili oldu. (1950-54) 1 Temmuz 1955′te İstanbul’da öldü; Merkezefendi
Mezarlığı’na gömüldü.
Adnan Adıvar, yaptığı bilimsel çalışmalarıyla, özellikle Osmanlı
dönemindeki bilimsel çalışmaların tarihini konu alan araştırmalarıyla, bugün
de değerini koruyan bir düşünür (bilge) yazardır.
Kitapları:
Felsefe Meseleleri (B. Russel’dan çeviri, 1935), Faust’a Dair Bir Tahlil
Tecrübesi (1939), Osmanlı Türklerinde İlim (Paris, 1939), Tarih Boyunca ilim
ve Din (1944), Bilgi Cumhuriyeti Haberleri (1945), Farabî (1947), Dur Düşün
(1950), Bizans’ta Yüksek Mektepler (1953), Hakikat Peşinde Emeklemeler
(1954)

Asım Bezirci Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği

Asım Bezirci Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği

Doğum yılı kaynaklarda farklı geçen (1922, ya da 1927) Asım Bezirci Erzincan’da doğdu.Rıfat Ilgaz’la yakın arkadaş olan Bezirci, Ilgaz hakkında bir inceleme yayınladı (Rıfat Ilgaz, ISBN 975-348-036-9, 1997, İstanbul, Çınar Yayınları). 2 Temmuz 1993′te Sivas Madımak Olayı’nda öldürüldü.

Eserleri

* 1950 Sonrasında Hikâyecilerimiz
* Abdülhak Hamit
* Bilimden Yana
* Edebiyat Bahçesinde
* Güle Dil Verenler
* Halk Ve Sosyalizm İçin Kültür Ve Edebiyat
* Halkımızın Diliyle Barış Şiirleri
* İkinci Yeni Olayı
* Nazım Hikmet
* Nezihe Meriç
* Nurullah Ataç
* Orhan Kemal Yaşamı, Sanatı, Eserleri
* Orhan Veli Yaşamı, Kişiliği, Sanatı, Eserleri
* Pir Sultan Yaşamı, Kişiliği, Sanatı, Şiirleri
* Rıfat Ilgaz
* Sabahattin Ali
* Seçme Hikâyeler
* Seçme Romanlar
* Sosyalizme Doğru
* Temele Gül Dikenler
* Türk Yunan Dostluk Şiirleri
* Şairlerimizin Diliyle Barış

55 Sayfa: [1] 2 3 4 » ... Son Sayfa »