Ataol Behramoğlu Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Kitapları - Şiirleri

Şair. 1942′de Çatalca’da doğdu. İlkokulu Kars’ta, orta ve liseyi
Çankırı’da bitirdi. Yüksek öğrenimini Ankara Dil ve Tarih - Coğrafya
Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Çevirmenlik, dramaturgluk
yaptı. 1980′den sonra bir süre Fransa’da kaldı. Şimdi İstanbul’da,
Türkiye Yazarlar Sendikası başkanıdır.
Behramoğlu, ilk sütlerini Çankırı’da lise öğrencisiyken yazmaya
(Ataol Gürsu imzasıyla) başladı; Varlık. Yelken. Devinim vb. dergilerde
yayınladığı şiirlerle tanındı. 1965′ten sonra, soyut ve imgeci şiirden
uzaklaştı; toplumcu şiire yöneldi.
Kitapları:
Bir Ermeni General (1965), Bir Gün Mutlaka (1970), Yolculuk. Özlem,
Cesaret ve Kavga Şiirleri (1974), Ne Yağmur Ne Şiirler (1976), Kuşatmada
(1979). Dörtlükler (1980), Şiirler (Seçmeler, 1983). Türkiye Üzgün. Yurdum,
Güzel Yurdum (1985). Kızıma Mektuplar (1985), Yaşayan Bir Şiir (1986),
Eski Nisan (1987), Nazım’a Bir Güz Çelengi (1990), Mustafa Suphi Destanı
(1990)
ARADA
Güz güneşi benzeşiyor bahar güneşiyle
Biri kışa girerken biri kıştan çıkarken
Biri yeni bir aşk öncesinde bir kederden sonra
Biri biten bir aşktan sonra kedere girerken
AŞK İKİ KİŞİLİKTİR
Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.
Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.
Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.
Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.
PARİS ŞİİRLERİ -4
Arıyordum özgürlüğe giden yolu
İnsan yüzlerinde değil gökyüzünde
Arıyordum küçük beyaz bir bulutu
Boğularak uyandığım o saatte
Beni avutan o küçük bulut muydu
Bir aşk bile yoktu yıkan ve onaran
Bir aşk pırıl pırıl yağmur sularından
Paylaştığım bir şey yoktu bu şehirde
Şiirin bittiği yerde başlayan ne
Çocukluğum muydu içimde sızlayan
Ve hayatın artık geçip gittiğini
Anlıyordum derin akan sular gibi
Kopmuş köklerimden çarparken rüzgarda
Gece bir uçurum gibi başlayınca
Boğuntulardan çıkardım bu şiiride
Kimse yok Akdeniz ağlıyor sadece
Garip ve yitik bir sonbahar gününde
Anlamların hızı biçimi aşarken
Ağlamaz kendi uçurumuna düşen
Boğulan kendinin labirentlerinde