2008 Eylül

Türk Dil Bayramı ne zaman kutlanır? (Anlam ve önemi)

Türk Dil Bayramı ne zaman kutlanır? (Anlam ve önemi)

Atatürk’ün öncülüğünde toplanan 1. Türk Dili Kurultayı 26 Eylül 1932 tarihinde açıldığı için her yıl 26 Eylül Türk Dil Bayramı olarak kutlanır.

İstanbul’da Dolmabahçe Sarayında toplanan Birinci Türk Dil Kurultayının açılış günü olan 26 Eylül, Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kültür kurumlarından biri olan Türk Dil Kurumu 69 yıl önce, 12 Temmuz 1932’de kurulmuştu. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde dil ve tarih, Atatürk’ün en çok önem verdiği olgulardı. Önce 1931’de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kuruldu. Uluslaşmanın en önemli temellerinden bir diğeri de dil idi. Bunun bilincinde olan Atatürk, 11 Temmuz 1932 gecesi sofrasında bulunanlara “Dil işlerini düşünmek zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?” diye sorar. Oradakilerin bu düşünceye katılması üzerine “Öyle ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş bir dil cemiyeti kuralım. Adı Türk Dili Tetkik Cemiyeti olsun.” diyerek Türk Dil Kurumunun temellerini atar. Ertesi gün Samih Rifat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri İçişleri Bakanlığına başvururlar. Sonradan adı Türk Dil Kurumuna çevrilecek olan Türk Dili Tetkik Cemiyeti kurulur.

Cemiyetin kuruluşuyla birlikte başlayan çalışmalar sürerken, Türk Dil Kurultayının hazırlıkları da başlamıştır. Bu coşku ve heyecan içerisinde Türk Dil Kurultayı toplanır. Kurultaya çok sayıda bilim adamı, gazeteci, yazar, devlet adamı ve sanatçı katılır. Atatürk, Kurultayı baştan sona kadar izlemiştir. Türkçenin gelişmesi, özleşmesi, zenginleşmesi yolunda Türk Dil Kurultaylarının çok önemli yeri vardır.

Cümlede anlam kazanan sözcükler

Cümlede anlam kazanan sözcükler

Tek başına anlamsızdırlar. Ancak bir yargıda yer alırlarsa anlam kazanırlar ve anlam değişikliğine uğrarlar.
Örnek:
için, ancak, gibi, mi sözcükleri yalnız cümlede anlam kazanan sözcüklerdir.

Anlamlaları Bakımından Sözcükler Kaça Ayrılır?

Anlamlaları Bakımından Sözcükler Kaça Ayrılır?

Üçe ayrılırlar:

a- Tek anlamlı sözcükler
b- Çok anlamlı sözcükler
c- Cümle içinde anlam kazanan sözcükler

Çok anlamlı sözcükler

Çok anlamlı sözcükler

Tek olarak mecazsız kullanıldıklarında her değişik cümlede farklı anlamda kullanılabilirler.
Örnek:
dil, diş, baş, göz, yardım sözcükleri çok anlamlıdır.

Yapılarına Göre Diller Nelerdir?

Yapılarına Göre Diller Nelerdir?

a- Tek heceli diller
b- Bükümlü diller
c- Eklemeli diller

Bükümlü Diller Nedir? (Arapça, Farsça, Almanca)

Bükümlü Diller Nedir? (Arapça, Farsça, Almanca)

Bu dillerde de ekler kullanılmakla beraber çekim ve yeni kelime türetilirken kökü değişik biçimlere girer. Büküm, çekim sırasında kökün, özellikle kökteki ünlünün değişmesidir. Kökteki ünsüzler ise değişmezler. Arapça, Farsça, Almanca bu gruba dahil dillerdendir.

Eklemeli Diller Nedir? (Moğolca, Macarca)

Eklemeli Diller Nedir?

Bu dillerde değişmez kelime köklerine ekler getirilmek suretiyle anlam ve ilişki değişikliği yapılır. Bu ekler ön veya son ek olabilir. Türkçe, Moğolca, Macarca bu gruba girer. Türkçe’de ekler daima sona getirilir. Yani Türkçe’de ön ek yoktur.

Tek Heceli Diller Nedir?

Tek Heceli Diller Nedir?

Bu dillerin başlıca özelliği, kelimelerinin çe­kimli hallerinin bulunmayışıdır. Kelimeler büküme uğramadan, de­ğişmeden kaldığı için gramer ilgileri cümle içindeki yerleriyle be­lirlenir. Kelimeler cümle içindeki yerlerine ve başka kelimelerle yan yana gelmelerine göre değişik anlam ve görev yüklenirler. Bu dil­lerde vurgu çok önemlidir. Tek kelime değişik tonlarda söylendi­ğinde bir çok farklı anlamı yansıtabilmektedir. Çince, Tibetçe, Siyamca bu gruba giren dillerdendir.

Coğrafi Bölgelerine Göre Diller Nelerdir?

Coğrafi Bölgelerine Göre Diller Nelerdir?

  • Ural Altay dil grubu
  • Hint Avrupa dil grubu
  • Hami Sami dil grubu
  • Bantu dilleri grubu

Adelia Prado Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Şiirleri

Adelia Prado Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Şiirleri

Adelia Prado Resmi

Brezilyalı kadın şair ve yazar Adélia Prado,13 Aralık 1935 tarihinde Minas Gerias eyaleti Divinópolis’te doğdu. Felsefe öğrenimi gördü. Carlos Drummond de Andrade’in keşfettiği 40′lı yaşlarında şiir yazmaya başlayan Prado Brezilya’da şairliği yanı sıra eleştirmenliği ile de tanınıyor.

YAPITLARI

Bagagem (1976)
O coração disparado (1978)
Terra de Santa Cruz (1981)
O pelicano (1987)
Poesia reunida (1991)
Oráculos de maio (1999)

ŞİİRLERİ

GECENİN ORTASINDA

Gördüğüm düşü anlatmak için uyandırdım onu:
masa yok, hiçbir şey destek olmuyor onlara -
ak bungalovlar, karanlıktan kopmuş.
Işıma yok, koku yok ya da arılık yok,
yalnızca ak dallar, bol ak akış.
Karanlık odada, bir canlanış: alışılmamış devinimin
görünüşü.
Yol bir koku anımsatıyor sana, ne dediklerini
duyumsuyorum -
“Bir yeniden diriliş hazırlığı örülmekte, çanları çalacak
neşenin kökleri.”
Acı veren hoşnutluk.
Uyuyamadığımı gördü ve “Kadınlar
çok karmaşık, erkeklerse çok basit.
Ben basitim. Sen de öyle olmalıydın.” dedi bana.
İsterim basit olmayı, haklı şimdi -
basit, basit, yinelemeye başladım içimden - basit, diye.
Birden bu sözcük dikildi karşıma. Çarptı geçti üzerimden.
“Nedir yanlış olan?” diye sordu bu kez.
- Bungalovlar -
Hiç o kadar uzaklara gitmedik ki biz,
Aklım başıma geldi bu soruyla, hıçkıra hıçkıra,
yeterince basit oluncaya dek yumuldum uyumaya.

LUNAPARKIN ABECESİ

Bilirim nasıl yazılacağını.
Mektuplar, notlar, sipariş listeleri,
ninemin asla var olmamış çiftliğinde neşeli gezintilerimi
yazarım okul kompozisyonlarında,
oysa ninem Job gibi yoksulun teki.
Ama açıklanamaz şeyler de yazarım:
Mutlu olmak isterim, solgun.
Ve mutlu değilim, acı içinde.
Üzüncümden alır götürür beni, kekeleyen çanlar,
ağlaşanlar arasında insan:
“Hiçbir şey geri getiremez onu bana.” diyor.
Yaşarım bazı şeylerin birbirine seslendiği yeryüzü yuvarında,
haykırdığımızda daha güçlü
çıkar sesimiz denizi çağıran suların sesinden,
öyle bir yer işte, her ırmak gözyaşı damlacıklarıyla yüklü
İnsanlar acıkır burada. Her biri nefret içinde.
İnsanlar mutludur burada, olağanüstü güzelliklerle kuşatılmış.
Düşün, güvenli bir dönme dolabı
bindiğinde başını döndüren -
ışıklar, müzik, kendinden geçmiş sevgililer.
Ne kadar güzel! Bir yanda oğlanlar,
diğer yanda kızlar - bense, çılgın gibi evlenerek
eşimle küçük yatak odamıza yatmaya giderim
tahta döşemeli kocamış bir evde.

Ölümü düşünmemekten başka yol yok,
ölümsüzlüğü istemek için, olağanüstü güzellikler arasında.
Mutluyum ve acılıyım, yarı yarıya.
“Her şeyi al götür tez elden.” dedi annem,
“git bir dolaş, kendinden hoşnut ol, bir sinemaya git.”
Annem davranışlarının Dedeme benzediğini fark etmeyerek:
“İnsanlara katıl - görmeyi istediğin biri varsa,
bulabilirsin onların arasında.” dedi.
Bağışla sözcükleri, ama yaşamak istemiyorum artık.
Lunaparkta olmak istiyorum şarkıcının sesi
tatlı bir ezgiye dönüştüğünde öğleden sonra.
Şöyle de yazabilirim: öğleden sonra. Sözcüksüz,
olduğu gibi.

10 Sayfa: [1] 2 3 4 » ... Son Sayfa »