Çanakkale (Şiir - Bülent Ecevit)
“Söyle arkadaşım “dedi Anadolulu Mehmet
Yanıbaşında ki Anzak erine
“Nerelerden kopup gelmişin
Neden çökmüş bu mahsunluk üzerine”
“DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN” dedi gencecik Anzak
“Öyle yazmışlar mezar taşıma
Dogdugum yerler öylesine uzak
Örtündügüm topraksa gurbet bana”
“Dert edinme arkadaşım” dedi Mehmet
“Değil mi ki yurdumuzun koynundasın ilelebet
Sende artık bizdensin
Sende bencileyin bir Mehmet”
Çanakkale toprağının
Üstü cennet altı mezar
Kavga bitmiş mezarlarda
Kaynaş olmuş yiten canlar
“Ya sen” dedi Mehmet
Oyun çagındaki İngiliz erine
“Yasın ne senin kardeş
böylesine erken buralarda işin ne”
“Yaşım sonsuza dek on beş”
dedi ufak tefek İngiliz eri
“Köyümde askercilik oynar
coştururdum trompetle bizimkileri
Derken kendimi cephede buldum
Oyun muydu gerçek miydi anlamadan
Bir sahici kursunla vuruldum
Sustu boynumdaki trompet
Son verildi böylece oyundan bozma isime
Gelibolu’da bana bir yer kazıldı
Mezar tasıma ON BEŞİNDE TRAMPETÇİ yazıldı
Öyküm de künyem de bundan ibaret
Yagmur yagıyordu usul usul topraga
Gözyasları düserek üstüne sanki
Damla damla aglıyordu uzaktan uzaga
Sahibini yitiren bir trompet
“Ya sizler” dedi Mehmet
Dünyanın dört kıtasından
Mezar dolusu erlere
“Hangi rüzgar savurdu sizleri
bu bilmedigiz yerlere”
Kimi Ingiliz’di kimi Iskoç
Kimi Fransız dı kimi Senegalli
Kimi Hintli kimi Nepall
Kimi Avustralya’ dan Yeni Zellanda ’dan Anzak
Gemiler dolusu asker
Her biri niye geldiginden habersiz
Gelibolu’nun oya gibi koylarından sızarak
Tırmanmıslardı daga bayıra
Siper siper yara gibi yarılan toprak
Mezar olmustu savas ardından onlara
Kiminin BURADA YATTIGI SANILIR
Kiminin ADI BILINSE DE MEZARI BILINMEZ
Kiminin de mezar tasında
On altı,on yedi on sekiz yasında
EBEDI ISTIRAHATE ÇEKILDIGI yazılı
Çanakkale topraklarında
Her birinin erken biten yasam öyküsü
Eski yazıtlar gibi taslara böyle taslara böyle kazılı
“anlamaz mıyım”dedi “halinizden kardesler”
adına yazılı tası bile olmayan asker
Anadolulu Mehmet
“Bende yüzyıllarca yaban ellerde
Neyin uğruna bilmeden can vermişim
Kendi yurdum ugruna can vermenin tadına
Ilk kez Çanakkale’ de ermisim
Ugrunda can verdikçe vatanlastı ancak
Ekip biçtigim padisah mülkü toprak
Degil mi ki sizler alamazsanız bile
Bu topraklar almıs sizleri basmıs bagrına
Sizlere de vatan sayılır artık Çanakkale “
Çanakkale toprağının
Üstü cennet altı mezar
Kavga bitmis mezarlarda
Kaynaş olmuş yiten canlar
Bir garip savastı Çanakkale Savası
Kızıstıkça kızgınlıgı dindiren
Ara verdikçe atese düsmanı kardese
Döndüren bir savas
Kıyasıya bir savastı
Ama saygı üreten bir savas
Yaklastıkça birbirine
Karsılıklı siperler
Gönüllerde yakınlastı
Düstükçe vurusanlar topraga
Dostlar gibi kaynastı
Savas bitti
Ölenler kaldı saglar gitti
Köylü köyüne döndü evli evine
Kır çiçekleri geldiler akın akın
Çekilen askerlerin yerine
Yaban gülleri dag laleleri papatyalar
Kilim kilim yayıldılar topraga
Siper siper
Topragın savas yaralarını örttüler
Koyunlar koruganları yuva yaptı kendine
Kuslar döndü gökyüzüne kursunların yerine
Çiçegiyle yemisiyle yesiliyle
Silah yerine sapan tutan elleriyle
Geri aldı savas alanlarını doga
Can geldi topraga silindikçe kan izleri
Yeryüzünde cennet oldu öylece
O cehennem savaş yeri
Simdi Çanakkale Gelibolu
Bahçe bahçe
Ülke ülke
Mezar dolu
Üstü cennet altı mezar
Çanakkale topragının
Kavga bitirmis mezarlarda
Kaynas olmus yiten canlar
“Huzur içinde uyusun”
Vurustukları topraklarda
Kavgadan kinden uzakta
Yanyana dostça yatanlar.
BÜLENT ECEVİT

