Asaf Ahmet Çelebi Hayatı - Eserleri - Edebi Kişiliği - Şiirleri

Hayatı
29 Aralık 1907 tarihinde İstanbul’da doğdu, 15 Ekim 1958 tarihinde aynı kentte öldü. Galatasaray Lisesi’nin son sınıfından ayrılarak Adliye Meslek Lisesi’ne geçti. Çeşitli kuruluşlarda memurluk ve kütüphanecilik yaptı.
Doğu ve batı kültürlerinin verilerini mistik bir duyarlılıkla birleştiren, somut malzemeyle soyut bir alem yaratma çabası içinde, sezgiye dayalı, masal ve tekerleme dilinden yararlanarak soyut şiirin öncüsü ilginç şiirler yazdı.
YAPITLARI
He (1942)
Lâmelif (1945)
Om Mani Padme Hum (1953)
Om Mani Padme Hum (1983, tüm şiirleri)Asaf Ahmet Çelebi ŞİİRLERİ
ADIMI UNUTTUM
adımı unuttum
adı olmıyan yerlerde
ne in
ne cin
ne benî âdem
zamanlar içinde
kuşlar uçuyor
kervanlar geçiyor
bir iğne deliğinden
çarşılar kuruluyor
sarayları oyuncak
insanları karınca şehirler
zamanları gördün mü
bir iğne deliğinden
adımı unuttum
adı olmayan yerlerde
geçip gidenlere bakarak
AYNA
aynadan bakan benim
küçük gotamacık
duvarlardan karşına çıkan
aynalardan hayalini çalan
muhabbet olup vücudunu saran
küçük câriyen
nigâr-ı çîn
nigâr-i çîn
bin bir aynada oynar
ayna ayna içindedir
nigâr-i çîn
nigâr-ı çînin içinde
ve zaman
zamanın dışında
uzat ellerini küçük gotamacık
hayal hayal içinde
dünya bir hayal dolabıdır
aynalardan geçer
küçük gotamacık
çok sürmeden hayallerimiz
aynaların arkasından geçer
aynaya bakan benim
hayal annemin oğlu
bodhista gotama
dünyada en güzel şey
seni buldum
artık hiç bir şey istemem
küçük câriyem nigâr-ı çîn
uzat ellerini
aynaların dışına çıkalım
GÜNEŞİN IŞIĞI
her şey güneşi seviyor
hattâ denizler bile
denizlerde nefes alan sen bile
ve biz
güneşi değil ışığını seven insanlarız
güneş içime vuruyor
güneşin ışığı var
güneş yok
güneşin ışığını kim anlatabilecek
pazar pazar gezmek
dağ dağ dolaşmak
ve ormanlarda kalmak
güneşin ışığını anlatacak olanı arıyorum
güneş içime vuruyor
HE
vurma kazmayı
ferhaaat
he’nin iki gözü iki çeşme
aaahhh
dağın içinde ne var ki
güm güm öter
ya senin içinde ne var
ferhat
ejderha bakışlı he’nin
iki gözü iki çeşme
ve ayaklar altında yamyassı
kasrında şirin de böyle ağlıyor
ferhaaat

