Güzel Konuşma Kılavuzu

Kelimelerde Ünsüz Yumuşaması

Kelimelerde Ünsüz Yumuşaması

Sözcükler ünlü ile başlayan ek eldıklarında sonundaki sessizleri yumuşar:

Ünsüz yumuşaması örnekleri

p/b

  • sebep/sebebi
  • çorap/çorabı
  • kitap/kitabı

t/d

  • bent/bendi
  • cilt/cildi
  • metot/metodu

k/g

  • denk/dengi
  • ahenk/ahengi
  • renk/rengi

ç/c

  • kazanç/kazancı
  • uç/ucu
  • ağaç/ağacı, olur.

Güzel Konuşmada Önemli Bir Nokta ”Ulama”

Güzel Konuşmada Önemli Bir Nokta ”Ulama”

Ulama,konuşurken sonu sessiz harfle biten bir kelimeyi sesli harfle başlıyan bir kelime ile birleştirip okumaktır.

Nedenine gelince;konuşmamız daha akıcı,daha güzel ve daha anlaşılır olur.

Ulamayı tam olrak yapabilmeniz için şu noktaları iyi kavramanız gerekiyor;

Türkçede sözcüklerin sonunda yumuşak ünsüz harfler,”b - c - d - g” bulunmaz.

Sözcükler, bunların sert eşleri olan ”p - ç - t - k” ile biter.

Ancak, ulama yapıldığında birinci sözcüğün sonundaki sert sessiz harf yumuşar ve

p — b

ç — c

t — d

k — g, olur.

Dolayısıyla,”Harp Okulu”da, ”Har - bo - ku - lu” olur.

”Ret oyu” ve buna benzer cümlelere gelince.Son harfi ”şeddeli” olan bazı Arapça tek heceli sözcükler ünlüyle başlayan ek alınca sözcüğün son harfi çift ses verir.Ve

”ret oyu” ”red - do - yu”,olur.

Çekim Eki Gelince Sondaki Ünlü Harfi Düşen İki Heceli Sözcükler

Çekim Eki Gelince Sondaki Ünlü Harfi Düşen İki Heceli Sözcükler

Aşağıda listesini verdiğim kelimelerden bazıları Arapça kökenli olduğu için siz okurlarımın, bilmeyebileceğini düşünerek anlamlarını yazdım.

A

  • aciz/aczi
  • adil/adli
  • ağız/ağzı
  • ahit/ahti :Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant.
  • akıl/aklı
  • akis/aksi :Işık veya ses dalgalarının yansıtıcı bir yüzeye çarparak geri dönmesi,yankı
  • akit/akti :Sözleşme.
  • alın/alnı
  • asıl/aslı
  • asır/asrı
  • atıf/atfı
  • avuç/avcu
  • ayıp/aybı
  • azil/azli :Görevden alma.
  • azim/azmi

B

  • bağır/bağrı
  • bahir/bahri :deniz.
  • bahis/bahsi
  • baht/bahtı :talih,kader.
  • başşehir/başşehri
  • batın/batnı :karın.
  • bedir/bedri :dolunay.
  • beis/be’si : Engel, uymazlık,kötülük,zarar.
  • beniz/benzi :yüz.
  • beyin/beyni
  • bezir/bezri :Keten toğumu.
  • bikir/bikri :Kızlık.
  • boyun/boynu
  • böğür/böğrü :İnsan ve hayvan vücudunun kaburga ile kalça arasındaki bölümü.
  • burun/burnu

C

  • cebir/cebri :Zor, zorlayış.
  • cehil/cehri :Bilgisizlik, bilmezlik.
  • cevir/cevri :Eziyet, cefa, üzgü.
  • cezir/cezri :Kök.
  • cezb/cezbi
  • cirim/cirmi :Hacim.
  • cisim/cismi
  • cürüm/cürmü :Suç.

D

  • dahil/dahli
  • defin/defni :Ölüyü gömme.
  • devir/devri

E

  • ecir/ecri :Sevap.
  • ağin/eğni :Sırt.
  • ehil/ehli
  • emir/emri
  • eviç/evçi :Klasik Türk müziğinde bir çeşit birleşik makam, evç.

F

  • fasıl/faslı :Bölüm, kısım, devre.
  • fesih/feshi :Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma:“Fesih kararı.”
  • fetih/fethi
  • feyiz/feyzi :Verimlilik, gürlük, ongunluk, bereket.Manevi haz, mutluluk, iç huzuru.
  • fıkıh/fıkhı :Bir şeyi, gereği gibi, iyice anlayıp bilme.
  • fikir/fikri
  • fuhuş/fuhşu

G

  • gadir/gadri :Haksızlık etme, zarar verme.
  • gasıp/gaspı :Gasp eden kişi.
  • gayr/gayri :Başka kimse, başkası: “Gayre muhtaç olmamak.”
  • geniz/genzi
  • getir/getri
  • göğüs/göğsü
  • gönül/gönlü
  • gusül/guslü :Boy abdesti.

H

  • hacim/hacmi
  • hacir/hacri :Kısıt.
  • haciz/haczi
  • hamil/hamli :Elinde bulunduran, üzerinde taşıyan.
  • hapis/hapsi
  • hasım/hasmı :Düşman.
  • hasır/hasrı
  • haşir/haşri :Toplanma, bir araya gelme.
  • haşiv/haşvi :Doldurma.Yazıyı veya konuşmayı gereksiz ayrıntılarla uzatma.
  • hatim/hatmi :Kur’an’ın tamamını okuma.Sona erdirme, bitirme.
  • havil/havli :Korku.
  • hayıf/hayfı :Haksızlık, insafsızlık.Acınma, üzülme.
  • hayır/hayrı
  • hazım/hazmı :Sindirim.Benimseme, kabul etme.
  • hemfikir/hemfikri :Aynı düşüncede, aynı görüşte olan,fikirdeş,oydaş.
  • hıfz/hıfzı :Koruma,ezberleme.
  • hışım/hışmı :Öfke, kızgınlık:“Hareketlerinde o eski hışım kaybolmuştu.” N.Cumalı.
  • hiciv/hicvi :Yergi,taşlama.
  • hizip/hizbi :Bölük, kısım.
  • humus/humsu :Bitkilerin çürümesiyle oluşan koyu renkte organik toprak.Fra.
  • hüküm/hükmü
  • hüsün/hüsnü :Güzellik.
  • hüzün/hüznü

I ve İ

  • ıtır/ıtri :Koku.
  • ilim/ilmi
  • isim/ismi
  • izin/izni
  • izzetinefis/izzetinefsi :Öz saygı:“İzzetinefsime yediğim bu şamardan sersemledim.”

K

  • kabir/kabri
  • kadir/kadri
  • kahır/kahrı
  • karın/karnı
  • kasır/kasrı
  • kasıt/kastı
  • katil/katli (öldürme)
  • kavil/kavli :Sözleşme, anlaşma:“Kavlimiz böyle mi idi?”
  • kavim/kavmi
  • kavis/kavsi
  • kayın/kaynı
  • kesir/kesri
  • keşif/keşfi
  • keyif/keyfi
  • kısım/kısmı
  • kışır/kışrı :Kabuk.
  • kibir/kibri
  • koyun/koynu (kucak)
  • kutup/kutbu
  • kutur/kutru
  • küfür/küfrü
  • küvüf/küvfü :Denklik: “Hiçbir şey Allah’a küvüf olamaz”

L

  • lafız/lafzı :Söz, kelime.
  • lağv/lağvı :Faydasız, beyhude, boş.
  • lahit/lahdi :Duvarları taş veya tuğladan, üstü taş bir kapakla örtülü mezar.
  • lemis/lemsi :El ile dokunarak duyma, bir şeye el ile dokunma.
  • lütuf/lütfu :Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım, ihsan, inayet, atıfet.

M

  • mabeyin/mebeyni :Ara:“Meseleyi mabeyninizde halletmelisiniz.”.Padişah sarayı.
  • mahıv/mahvı :Yok etme, yok olma.
  • makabil/makabli :Bir şeyin öncesi, geçmişi.
  • meddücezir/meddücezri :Gelgit,medcezir.
  • metih/methi :Övgü.
  • metin/metni
  • mevt/mevti :Ölüm.
  • meyil/meyli
  • mezç/mezci :Birleşmek.
  • misil/misli :Eş, benzer.
  • mühür/mührü

N

  • nabız/nabzı
  • nahiv/nahvi :Söz dizimi.
  • nakış/nakşı
  • nakız/nakzı
  • nakil/nakli
  • nakit/nakdi
  • nasip/nasbı
  • nazım/nazmı
  • nefis/nefsi
  • nefiy/nefyi :Sürme, sürgüne gönderme.
  • nehir/nehri
  • nesiç/nesci :Doku.Dokunma.
  • nesih/neshi
  • nesil/nesli
  • nesir/nesri
  • neşir/neşri :Yayma, dağıtma, saçma.
  • nevir/nevri :Yüzün rengi, bet beniz.
  • nezif/nezfi :Kanama.
  • nezir/nezri :Adak.
  • nezt/nezdi :Yan.Kat.
  • nısıf/nısfı :Yarı.
  • nutuk/nutku

O

  • oğul/oğlu
  • omuz/omzu

Ö

  • ömür/mrü
  • öşür/öşrü :Ondalık.
  • özür/özrü

P

  • P harfinde yok.

R

  • rabıt/raptı
  • rahim/rahmi
  • raks/raksı :Dans.
  • recim/recmi :Taşa tutma, taşa tutarak öldürme.
  • remil/remli :Kumda birtakım çizgiler çizerek fala bakma.Bu biçimde bakılan fal.
  • remiz/remzi :Sembol, rumuz.
  • resim/resmi
  • rızk/rızkı
  • ritim/ritmi
  • rükün/rüknü :Bir şeyin en güçlü ve sağlam yönü.

S

  • sabır/sabrı
  • sadır/sadrı :Göğüs, sine.Yürek Kalp.Sadrazam.
  • satıh/sathı :Yüz, yüzey.
  • sehim/sehmi :Hisse bedeli.Pay,hisse.
  • sehiv/sehvi :Yanıltı.
  • setir/setri :Bir şeyi örtme, gizleme.
  • seyir/seyri
  • sıdk/sıdkı :Doğruluk, gerçeklik.İçten bağlılık.
  • sihir/sihri

Ş

  • şahım/şahmı :İçyağı.
  • şahıs/şahsı
  • şehir/şehri
  • şekil/şekli
  • şetim/şetmi :Sövme, sövgü.
  • şükür/şükrü

T

  • taçbeyit/taçbeyti :Kasidelerde şairin isminin geçtiği beyitin adı.
  • taht/tahtı
  • tavır/tavrı
  • tıfıl/tıflı :Küçük çocuk.

U

  • ufuk/ufku
  • uğur/uğru
  • uzuv/uzvu

V

  • vahiy/vahyi
  • vaız/va’zı :Cami, mescit vb. yerlerde öğüt niteliğinde dinî konuşmalar yapan kimse.
  • vakıf/vakfı
  • vakit/vakti
  • vasıf/vasfı
  • vazıhamil/vazıhamli :Doğurma.
  • vecih/veçhi :Yüz, çehre.Yol, tarz.
  • vecit/vecdi :Aşktan veya kederden dogan heyecan.Kendinden geçme.
  • vehim/vehmi :Kuruntu.
  • velfecir/velfecri :Kurnaz.
  • vezin/vezni :Tartı.Edebiyatta ölçü.
  • vitir/vitri :Tek.

Y

  • yeis/ye’si :Umutsuzluktan doğan karamsarlık, üzüntü.

Z

  • zaaf/za’fı
  • zabıt/zaptı :Tutanak.
  • zecir/zecri :Yaptırmama, yasaklama,zorlama.
  • zehir/zehri
  • zeyil/zeyli :Ek.Bir yazıya ek olarak katılan parça.
  • zihin/zihni
  • zikir/zikri :Anma, söyleme, sözünü etme.
  • zulüm/zulmü
  • zühul/zühlu :İş çokluğu veya dalgınlık sebebiyle yanılma, geciktirme, ihmal etme.
  • zülüf/zülfü : Şakaklardan sarkan saç lülesi.Sevgilinin saçı, zülfüyâr

Sözcük sonunda ”Ğ” Yumuşaması

Sözcük sonunda ”Ğ” Yumuşaması

Çekim ekinin yaptığı bir başka önemli değişiklik ”ğ” ile ilgilidir:

Sonu ”k” ve ”g” ile biten özel adlarla, dilimize yabancı dillerden girmiş bazı sözcükler, çekim eki alsalar bile ”ğ” olmazlar:

aki-ğin değil akig’in

rtü-ğü değil rtük’ü

tübita-ğı değil tübitak’ı

ıra-ğa değil ırak’a

huku-ğa değil huku-ka

tahri-ğe değil tahri-ke

diyalo-ğu değil diyalo-gu

viyadü-ğü değil viyadü-kü’dür.

Bu konuda size yardımcı olmak üzere, sonu ”k” ve ”g” ile bittiği halde ”ğ” olmaması gereken sözcüklerin bu bölüm altında bulabilirsiniz.

Çekim Eki ve Bu Eklerden Doğan Ünlü Düşmesi

Çekim Eki ve Bu Eklerden Doğan Ünlü Düşmesi

Biliyorsunuz,sözcükler,çekim eki alarak cümle oluştururlar:kök ve gövdelere eklenen çekim ekleri,sözcükleri birbiriyle ilişkili durumu getirir.

Ancak,bu arada ekler,sözcükte bazı değişikliklere yol açar.Özellikle iki önemli değişikliği,yazarken de, konuşurken de hatırlamamız gerekir:

Ünlü Düşmesi:

Dilimizde iki heceli bazı sözcükler, ünlü ile başlayan bir ek alınca, ikinci hecedeki ünlüleri düşer.

(Akıl - ı = Aklı) olur.Sözcük gen iki hecedir, ama bir harfi eksilmiştir.

Sotun, hangi heceli kelimede ünlü harfin düşeceği sorunudur:Öreneğin, ”kabir”, çekim eki alınca ”kabiri” mi, yoksa ”kabri” mi olur?

Size yardımcı olmak amacıyla,çekim eki alınca ikinci hecesindeki ünlü harfi düşen iki heceli

Türkçe ve Arapça kökenli kelimeleri derledim.Bu bölüm altında bulabilirsiniz.

Kelimelerde Ünsüz Yumuşaması

Kelimelerde Ünsüz Yumuşaması

Sözcükler ünlü ile başlayan ek eldıklarında sonundaki sessizleri yumuşar:

Ünsüz yumuşaması örnekleri

p/b

  • sebep/sebebi
  • çorap/çorabı
  • kitap/kitabı

t/d

  • bent/bendi
  • cilt/cildi
  • metot/metodu

k/g

  • denk/dengi
  • ahenk/ahengi
  • renk/rengi

ç/c

  • kazanç/kazancı
  • uç/ucu
  • ağaç/ağacı, olur.

Güzel Konuşmada Önemli Bir Nokta Ulama

Güzel Konuşmada Önemli Bir Nokta Ulama

Ulama,konuşurken sonu sessiz harfle biten bir kelimeyi sesli harfle başlıyan bir kelime ile birleştirip okumaktır.

Nedenine gelince;konuşmamız daha akıcı,daha güzel ve daha anlaşılır olur.

Ulamayı tam olrak yapabilmeniz için şu noktaları iyi kavramanız gerekiyor;

Türkçede sözcüklerin sonunda yumuşak ünsüz harfler,”b - c - d - g” bulunmaz.

Sözcükler, bunların sert eşleri olan ”p - ç - t - k” ile biter.

Ancak, ulama yapıldığında birinci sözcüğün sonundaki sert sessiz harf yumuşar ve

p — b

ç — c

t — d

k — g, olur.

Dolayısıyla,”Harp Okulu”da, ”Har - bo - ku - lu” olur.

”Ret oyu” ve buna benzer cümlelere gelince.Son harfi ”şeddeli” olan bazı Arapça tek heceli sözcükler ünlüyle başlayan ek alınca sözcüğün son harfi çift ses verir.Ve

”ret oyu” ”red - do - yu”,olur.

Türkçe Yazıldığı Gibi Söylenen Bir Dil Değildir

Türkçe Yazıldığı Gibi Söylenen Bir Dil Değildir

Dil hatalarını vurgulayan bazı değerli yazarlarımız gibi bende toplulumuzda ve hatta görsel basında açacak,edecek,vuracak gibi kelimelerin yazıldığı gibi söylenildiğine şahit oluyorum.Türkçe sanılanın aksine yazıldığı gibi okunan bir dil ”değildir”!

Bu durumu şöyle açıklayabilirim:

Türkçede sesler mümkün olduğunca,söylenildiği gibi yazılır fakat değişik yörelerde değişik ”ağız” lar bir başka değişle ”şive”ler kullanıldığı için,yazılışta ”İstanbul ağzı”na dayanan ortak söyleyiş esas alınmıştır.

Fiillerde ”a” ve ”e” sesleri,konuşuken daralıp genellikle ”ı” ve ”i” olur.Ama bu değişme yazıda gösterilmez.

Örnek

Yazılışı Söylenişi

yap-a-cak yap-ı-cak

ed-e-cek ed-i-cek

aç-a-cak aç-ı-cak

kapat-a-cak kapat-ı-cak

Bazen de, ”a” sesi ”u”ya, ”e” sesi de ”ü”ye dönüşür.

Yazılışı Söylenişi

bozacak bozucak

koşacak koşucak

ölecek ölücek

Yani,fiil çekimlerinde kök ve gövde,yazı dilinde olduğu gibi kalsa bile,konuşurken değişir:

Yazılışı Söylenişi

başlayan başlıyan

başlayarak başlıyarak

başlayacak başlıyacak

başlamayan başlamıyan

Aynı Nedenle,

yiyicek - yiyicek

görecek - görücek

içecek - içicek, şeklinde söylenir.

Şimdi neden bazı kişilerin konuşmalarının kulağımıza kaba bazılarının daha hoş geldiğini anlamışsınızdır umarım,Eğer bu yazıyı okurken sizde böyle hatalar yaptığınızım farkına vardıysanız düzelterek konuşmanızın daha dikkat çekmesini ve kulağa daha hoş gelmesini sağlayabilirsiniz.